Düğün masrafından önce konuşulması gereken şey: Para kavgası
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.

Gecenin üçünde tavana bakıp "Ben ne yapıyorum?" diye düşündüysen, yalnız değilsin. Hatta çoğunluktasın desek yeridir.
UCLA'den psikologlar Justin Lavner, Benjamin Karney ve Thomas Bradbury tam bunu merak etti: Düğün öncesi tereddüt gerçekten sadece "heyecan stresi" mi, yoksa bir şey söylüyor mu? Los Angeles'ta yeni evlenmiş 232 çifti, yani 464 kişiyi, dört yıl boyunca altı ayda bir takip ettiler. Evliliğin ilk aylarında herkese şunu sordular: Evlenmeden önce hiç tereddüt ya da çekinme yaşadın mı?
Cevaplar şaşırtıcıydı. Erkeklerin %47'si, kadınların %38'i "evet" dedi. Yani tereddüt nadir bir şey değil, neredeyse normal.
Ama asıl bulgu dört yıl sonra çıktı. Evlenmeden önce tereddüt yaşadığını söyleyen kadınların %19'u dört yıl içinde boşanmıştı. Tereddüt yaşamayan kadınlarda bu oran %8'di. Yani yaklaşık iki buçuk kat fark var. Erkeklerde fark daha küçüktü: tereddütlüler %14, tereddütsüzler %9. İkisinin de tereddüt yaşadığı çiftlerde boşanma oranı yaklaşık %20'ydi. Hâlâ evli kalanlara bakınca da, düğün öncesi şüphesi olanlar evliliklerinden daha az memnundu.
Araştırmacıların altını çizdiği bir şey var: Bu fark, çiftlerin o sıradaki mutluluk seviyesi hesaba katıldıktan sonra bile duruyordu. Yani "zaten mutsuzlardı, o yüzden şüpheliydiler" açıklaması işi çözmüyor. Çalışmayı yürüten ekip, özellikle kadınların düğün öncesi şüphelerinin kolayca geçiştirilmemesi gerektiğini söyledi.
Şimdi panik yapmadan önce birkaç şeyi hatırlayalım.
Birincisi, bunlar ortalamalar. Tereddüt yaşayan kadınların %81'i dört yıl sonra hâlâ evliydi. Şüphe, "bitti" demek değil.
İkincisi, tereddüt sorusu düğünden önce değil, evliliğin ilk aylarında, geriye dönük soruldu. İnsanlar olaylar olduktan sonra geçmişi farklı hatırlayabilir. Dördüncü yıl bile bitmeden sonuca varmak da kolay değil.
Üçüncüsü, örneklem Los Angeles'tan, ortalama yaşları yirmi beşle yirmi yedi civarında çiftler. Türkiye'de, farklı yaşlarda ve farklı aile dinamikleriyle evlenen çiftler için aynı sayılar çıkar mı, bilmiyoruz.
Peki bu bize ne söylüyor? Şunu: Şüphe bir bilgidir, çöp değil. Araştırmacıların önerisi de basit: Görmezden gelme, konuş, üstünde çalış. Bu çalışma hangi tür şüphenin tehlikeli olduğunu ayırt etmiyor, o yüzden bunu kendin tartman gerekiyor. Kendine sorabileceğin bir şey şu: Beni korkutan şey düğünün kendisi mi (bütçe, kalabalık, aile baskısı), yoksa o insanla geçireceğim hayat mı? İlki stresle ilgili. İkincisi, partnerinle oturup açık açık konuşmayı hak eden bir şey.
Düğün öncesi tereddüt yaşamak seni kötü bir damat ya da gelin yapmaz. Ama o sesi susturmak yerine dinlemek, ileride kendine yapacağın en büyük iyiliklerden biri olabilir.
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.
Pahalı yüzük ve pahalı düğün, uzun bir evlilik anlamına gelmiyor. Emory Üniversitesi'nden iki ekonomistin 3.151 kişilik çalışması.