Düğüne az kala içini bir kurt yiyorsa: Bu normal mi, alarm mı?
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.

Anneannen dedeni nerede tanımış, annen babanı nerede? Büyük ihtimalle bir aracı vardı: bir arkadaş, bir akraba, bir komşu. Peki senin kuşağın bu işi nasıl yapıyor?
Stanford Üniversitesi'nden sosyolog Michael Rosenfeld, New Mexico Üniversitesi'nden Reuben Thomas ve Sonia Hausen bu soruyu ciddi bir veriyle cevapladı. Elleri "How Couples Meet and Stay Together" adlı bir anketteydi. Bu anket, ABD'de yetişkinleri temsil eden bir örneklemle yıllar içinde tekrarlanmıştı. 2019'da PNAS dergisinde yayımladıkları çalışmada, 2017 anketini ve önceki dalgaları kullandılar.
En büyük bulgu şu: İkinci Dünya Savaşı'ndan 2013 civarına kadar heteroseksüel Amerikalı çiftlerin en sık tanışma yolu arkadaşlardı. Sonra tablo değişti. Yaklaşık 2013'te internet, arkadaşları geçti ve o günden beri birinci sıraya yerleşti. 2009 verisinde internetten tanışan heteroseksüel çiftler yaklaşık %22'ydi. 2017'de tanışan çiftlere bakınca bu oran yaklaşık %39'a çıkmıştı. Aynı yıl eşcinsel çiftlerde bu oran yaklaşık %65'ti. Eşcinsel çiftler internete çok daha erken adım atmışlardı.
İkinci bulgu da en az o kadar ilginç: İnternetten tanışanların arasında, bir tanıdığın aracılığıyla tanışanların oranı zamanla düşmüş. Yani insanlar sadece "arkadaşım beni tanıştırdı" yolunu bırakmıyor, internetin içinde de aracısız tanışıyor. Araştırmacıların yorumu, internetin aileyle arkadaşların bir zamanlar oynadığı rolü yerinden ettiği yönünde.
Bu bir çiftin mutlu olup olmayacağıyla ilgili bir çalışma değil. Sadece nasıl tanıştıklarına bakıyor. Yani "internetten tanışan daha mutlu oluyor" diye bir sonuca varamayız. O sorunun cevabı başka çalışmalarda ve onlar da küçük farklar gösteriyor.
Bu verilerin sınırları da ortada. Amerikan verisi bu. Türkiye'de görücü usulü, aile çevresi ve iş yeri gibi kanallar hâlâ çok güçlü, o yüzden buradaki oranların birebir bize uymasını beklemek doğru olmaz. Bir de çalışma, çiftlerin kendi beyanına dayanıyor. "Nerede tanıştınız?" sorusunun cevabı bazen ince ayrıntılar içeriyor: Arkadaşının arkadaşı mıydı, sosyal medyada mı tanıştınız, ortak biri mi araya girdi? Araştırmacılar bu ayrımları açık uçlu sorularla çözmeye çalışmış.
Peki bu rakamlar bize ne anlatıyor? Bence en önemli çıkarım şu: Eskiden tanıştığın kişiyi bir arkadaşın, bir aile üyesi "süzgeçten geçirmiş" olurdu. Biri sana "bu kişi güvenilirdir" derdi. İnternette bu süzgeç yok ya da çok daha zayıf. Bu da kişisel yorumum, çalışmanın bulgusu değil: Tanışma yolun ne olursa olsun, birini tanımak için zaman ayırmak ve çevrenin görüşünü dinlemek hâlâ akıllıca.
Bir de şunu hatırla: Rosenfeld'in kendi yorumuna göre internet, aile, arkadaş ve iş çevresinin yeterince hizmet edemediği insanlara bir fırsat sunabilir. Yani küçük bir şehirde ya da kapalı bir çevrede, uygun aday bulmakta zorlanan biri için internet gerçekten bir kapı açıyor.
Tanışma biçimi değişti ama evlilik hâlâ iki kişinin işi.
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.