Düğüne az kala içini bir kurt yiyorsa: Bu normal mi, alarm mı?
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.

Tanıştığınız kişinin burcunu ilk üç soruda öğrenmişsindir. "Sen Oğlak mısın? Aman, benim burcumla hiç uyuşmaz." Peki bu uyuşmazlık evliliklere gerçekten yansıyor mu?
Manchester Üniversitesi'nden David Voas bunu test etmek için işe garip ama akıllıca bir yerden başladı. Astrolojinin dediği doğruysa, belirli burçlar birbirine daha çok çekilmeli. O zaman evlilik kayıtlarında bu görünür olmalı. Voas, 2001 nüfus sayımından İngiltere ve Galler'deki yaklaşık 20 milyon evli insanın doğum tarihine baktı. Yani yaklaşık 10 milyon çift. Bu, astroloji üzerine yapılmış en büyük test olarak anılıyor.
Sonuç? Belirli burçların birbiriyle daha sık evlendiğine dair hiçbir iz çıkmadı. Voas'ın açıklaması çok net: Binde bir çift bile burçlardan etkilenerek evlense, bu kadar büyük bir örneklemde on bin fazladan çift görmemiz gerekirdi. Bu örneklem, bir tür dev büyüteç gibi çalışıyor. Orada hiçbir şey yok.
Peki sadece İngiltere'de mi böyle? İsveç'ten başka bir çalışma var. Genus dergisinin Journal of Population Sciences'ında yayımlanan bu çalışma, "The validity of astrological predictions on marriage and divorce" başlığıyla İsveç'in resmi kayıt verilerini inceledi. Araştırmacılar, altı farklı popüler astroloji sitesinin burç uyum tablolarını aldı. Bu sitelerden bazılarının aylık milyonlarca ziyaretçisi var. Sonra bu tabloların "uyumlu" dediği çiftlerin gerçekte beklenenden fazla evlenip evlenmediğine baktılar. Yayımlanan tabloda gözlenen evlilik sayıları, tesadüfen beklenen sayılara çok yakın. Yani "çok uyumlu" denen burç çiftleri, "az uyumlu" denenlerden daha sık evlenmiyor.
Bu iki çalışma da evlilik kayıtlarıyla çalışıyor. Yani sadece "kimin kiminle evlendiğine" bakıyorlar. Burçların kişiliği etkileyip etkilemediğini, ya da burç yorumu okumanın eğlenceli olup olmadığını test etmiyorlar. Yükselen burç ve ay burcu gibi daha karmaşık hesaplar da bu çalışmaların kapsamında değil.
Voas'ın kendi yorumu ise bence en ilginç kısım: Burç tabanlı kişilik yorumlarına olan ilginin, onları çürüten yüzlerce çalışmaya rağmen azalmadığını söylüyor. Bunu kendisi de bilerek yazmış. Yani bu araştırmanın seni burç okumaktan vazgeçirmeyeceğini biliyordu.
Ve haklı da olabilir. Burç konuşmak, tanışma aşamasında harika bir buzkıran. Birine "hangi burçsun?" diye sorarak sohbet açabilirsin, karşı tarafın nasıl bir mizahı olduğunu anlayabilirsin. Bu zararsız.
Ama bir karar verirken, "evlenelim mi?" sorusunun cevabını burç uyumuna bırakmak, verilerle desteklenmiyor. Evlilik kayıtlarına bakınca, hangi burcun hangisiyle evlendiği ya da ne kadar süre evli kaldığı konusunda göze çarpan bir şey yok. Senin için daha anlamlı sorular, kaydedilebilecek davranışlar: Zor zamanlarda nasıl davranıyor? Para konusunda nasıl biri? Seni dinliyor mu?
Burç tablosuna bakıp "bu uyumsuz" diye vazgeçmek, ya da "bu uyumlu" diye gözünü kapatmak, iki durumda da kendi kararını bir tabloya devretmek olur. Bu tablonun arkasında ise, 20 milyon kişilik bir veriye göre, hiçbir şey yok.
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.