Düğüne az kala içini bir kurt yiyorsa: Bu normal mi, alarm mı?
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.

"Çok erken evlenme, çok geç de kalma." Her aile sofrasında duyulan bir tavsiye. Peki rakamlar ne diyor?
Utah Üniversitesi'nden sosyolog Nicholas Wolfinger bu soruya ABD'nin büyük bir ulusal ailesel araştırması olan National Survey of Family Growth (NSFG) verisiyle baktı. 2006-2010 ve 2011-2013 dönemlerini kapsayan iki ayrı veri setini inceledi ve sonuçları 2015'te Institute for Family Studies'te yayımladı.
Ana bulgusu şuydu: Boşanma ihtimali, ergenlikten yirmili yaşların sonuna kadar azalıyor. Wolfinger'e göre yaklaşık 32 yaşa kadar, evlenme yaşının her ilave yılı boşanma oranını yaklaşık %11 düşürüyordu. Ama bu noktadan sonra eğri tersine dönüyor ve her yıl için boşanma ihtimali yaklaşık %5 artıyor. Yani boşanma ihtimali en düşük, ilk beş yıl için 28 ile 32 yaş arasında evlenenlerde.
Wolfinger, bu örüntünün cinsiyet, ırk, ailenin yapısı, eğitim, dini bağlılık, cinsel geçmiş ve yaşanan yer gibi faktörler hesaba katıldıktan sonra da devam ettiğini söylüyor. Neden 30'lu yaşların sonunda risk yeniden artıyor? Kendisinin tahmini, bir seçilim etkisi olabileceği yönünde: Geç evlenenler, belki kendilerini evlilikten uzak tutan bazı özellikler taşıyor olabilir.
İlk paragrafta bu kadar net bir şey söyledim ama şimdi önemli bir uyarı lazım: Bu çalışma tartışmalı. Maryland Üniversitesi'nden Philip Cohen başka bir veri seti (Amerikan Toplum Araştırması) kullanarak, yaşlandıkça evliliğin tutma ihtimalinin azalmadığını savundu. Wolfinger ise Cohen'in analizini güvenilmez buldu. Yani bilim insanları bu konuda anlaşmış değil.
Ayrıca bu rakamlar ortalamalardan oluşuyor. 25 yaşında evlenip mutlu olan çok kişi, 35 yaşında evlenip boşanan da çok kişi var. Bu çalışma "28-32 yaş arasında evlen" demiyor. Hiçbir araştırma bunu söyleyemez. İlk beş yıllık boşanma riskine bakıyor ve bu yaş aralığının daha düşük bir ortalamaya sahip olduğunu gösteriyor.
Veriler ABD'den ve Türkiye'de ilk evlenme yaşı, boşanma oranları ve evliliğin toplumsal anlamı farklı. TÜİK verilerine göre Türkiye'de ilk evliliklerin büyük kısmı 20'li yaşlarda yapılıyor.
Peki bu bize ne söylüyor? Wolfinger'in kendi açıklaması mantıklı: Gençler, özellikle ergenler hızla değişiyor. Bugün seçtiğin kişi, beş yıl sonra aynı insan olmayabilir. Yirmilerin sonunda ise kim olduğunu, ne istediğini, nasıl bir hayat kurmak istediğini daha net biliyorsun. Bu çalışmanın verdiği asıl ders, belki yaş değil ama "kendini tanıma": Eşini seçerken kendini ne kadar tanıdığın.
Yaşın sana göre "geç" ya da "erken" olduğunu düşünüyorsan, bu bir kehanet değil. Ortalamalar senin hikâyeni yazmıyor. Önemli olan, bu kararı baskıyla değil, bilerek vermen.
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.