Düğüne az kala içini bir kurt yiyorsa: Bu normal mi, alarm mı?
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.

Aylarca hazırlandın. Salon, elbise, davetiye, menü. Sonra bir gün her şey bitti ve sen kendini garip bir şekilde boşlukta hissediyorsun. Eğer böyle bir şey yaşadıysan ya da yaşayacağından korkuyorsan, bu yazı senin için.
Bowling Green Eyalet Üniversitesi'nden Laura Stafford ve ekibi "mavi gelinler" üzerine bir çalışma yaptı. Konu, düğün sonrası dönemde görülen depresif belirtiler, yani araştırmacıların "postnuptial" dediği durum. Küçük bir grup gelinle derinlemesine görüşmeler yaptılar ve düğün sonrası kendini mutsuz hissedenlerle mutlu olanları karşılaştırdılar.
Fark ilginçti. "Mavi" gelinler, evliliklerinden emin olmadıklarını anlatıyordu. Düğün hazırlıkları sırasında daha çok kendilerine odaklanmışlardı. Düğünü, bir başlangıçtan çok bir bitiş, yani bir "final" gibi görüyorlardı. Ve düğünden sonra hayal ettikleri şeyler gerçekleşmediğinde bu hayal kırıklığı onları vurmuştu.
Mutlu gelinler ise farklı konuşuyordu. İlişkilerine güveniyorlardı. Hazırlık sürecinde nişanlılarına odaklanmışlardı. Düğünü yeni bir başlangıç olarak çerçeveliyorlar ve beklemedikleri güzel duygular yaşadıklarını söylüyorlardı. Çalışmaya katılan mutlu gelinlerin hiçbiri evlenme kararını sorgulamıyordu.
Burada şaşırtıcı bir bulgu var: Mavi gelinlerden hiçbiri üzüntüsünü düğünün kendisine bağlamadı. Yani "düğün kötü geçti" ya da "mükemmel olmadı" demiyorlardı. Düğün, beklentilerini karşılamıştı. Sorun düğünden sonrasıydı. Mavi gelinlerin anlattığı üzüntü, evlilikle ilgili beklentilerle ve kendi ilişkilerindeki belirsizlikle bağlantılıydı.
Florida Üniversitesi'nin çiftler için hazırladığı bir değerlendirme de, "düğüne değil evliliğe odaklan" şeklindeki yaygın tavsiyenin bu çalışmada doğrulanmış göründüğünü söylüyor. Ama aynı değerlendirme önemli bir uyarı da yapıyor: Çalışma küçük, sadece gelinleri kapsıyor ve daha büyük gruplara ya da erkeklere genellenemez.
Peki sen bunu nasıl kullanabilirsin? Bu da benim yorumum, çalışmanın tavsiyesi değil: Düğüne kadar olan süreç bir proje gibi yönetilir, listeler, bütçeler, tarihler. Düğün bittiğinde o proje biter. Eğer hayatındaki tüm odak noktası o proje olduysa, bittiğinde bir boşluk hissetmek şaşırtıcı olmaz. Düğünden sonra seni bekleyen bir şey olduğundan emin olmak, mesela bir tatil planı ya da birlikte yapmak istediğin bir proje, bu boşluğu azaltabilir.
Daha derin bir soru da var: Çalışmadaki mavi gelinlerin ortak noktası, ilişkilerinden emin olmamalarıydı. Eğer düğünü düşündüğünde, asıl korktuğun şey düğün değil de evlilikse, bunu partnerinle konuşmak için düğünden önce zaman var.
Son olarak, düğün sonrası hissettiğin üzüntü uzun sürüyorsa, günlük hayatını etkiliyorsa ya da ağırlaşıyorsa, bir uzmanla konuşmak iyi bir fikir. Bu bir zayıflık değil, tıpkı bir doktora gitmek gibi bir şey.
Düğünün bitişi bir son değil. Ama bunu hatırlamak için bazen biraz hazırlanmak gerekiyor.
Düğüne az kala şüphe duymak çok yaygın. UCLA'nin dört yıllık çalışması, bu sesin ne zaman dinlenmeye değer olduğunu gösteriyor.
4.500 çiftin verisine göre boşanmayı en iyi tahmin eden tartışma konusu para. Düğün masrafından önce konuşulması gerekenler.